| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.
|
| Çevrimiçi Kullanıcılar |
Şu anda 5 çevrimiçi kullanıcı bulunmaktadır. » 0 Üye | 4 Ziyaretçi Bing
|
|
|
| En’âm 6:125 Göğsün daralması |
|
Gönderen: duzgun - 11 saat önce - Forum: İlim
- Yanıt Yok
|
 |
Enam / 6:122
Ölü iken dirilttiğimiz; ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Kafirlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.
Enam / 6:123
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Enam / 6:124
Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın Resul'üne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla inanmayız." derler. Allah, Resul'lük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.
Enam /6:125
Allah, kim hidayeti hak ederse onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlığı hak ederse göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, iman etmeyenleri işte böyle sıkıntı içinde bırakır.
![[Resim: 1.png]](https://duzgun.net/mega/img/1.png)
Açıklama: Dünya hayatında iz bırakarak yaşayan bir insanın bıraktığı iz; yaşamını adadığı bir yer ise. O yer ne kadar gelişirse gelişsin yaptıkları yapılaşma ne kadar genişlerse genişlesin yukarıdan bakıldığında bu geçici dünya uğraşı olduğu için değer görmeyecektir. Kişinin kendini adadığı şey mal biriktirmek yada geniş imkanlara sahip olmak ise devamlı yapamadıkları önüne gelecektir. Kendini hep bir uğraşın içinde sürüklenip giderken bulacaktır. Göğsünü dünya daralttıkça daraltacaktır. İnkar gerçek karşılığın ahiret olduğunu göz ardı etmektir. Dünyada kısa zaman için kalacak insanoğlu, hayatını dünyaya vakfetmiş olmasından ötürü göğe yükseldikçe hayatı anlamsız hale gelecektir. Ne kadar göğe çıkarsan çık bu ancak daha yüksekten boş bir manzaraya bakışı sağlar. Gerçek olan Ahirettir. Ahirette beklenilen karşılık kişiyi dünyada da daraltmaz. Dünyaya adanmış bir hayat kişiyi dünyada sağır, kör, kalbîde giderek katı hale getirir. İnsanları tarla gibi görmeye başlar ekip biçer. Adaleti gözetmez. Yaptıklarının karşılığını ahirette değil dünyada görmek ister. Devamlı mücadele içinde ruhu karanlığa sürüklenir. Yer titredikçe oda yaptıklarının üstünde daha çok titreşimden etkilenir.
Yunus / 10:54
Zulmedenler, yeryüzündekilerin tamamı kendilerinin olsaydı, kurtulmak için onları fidye olarak verirlerdi. Azabı gördükleri zaman içten bir pişmanlık duyarlar. Ancak aralarında hakkaniyetle hüküm verilir ve haksızlığa uğratılmazlar.
Zümer / 39:47
Eğer yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için kesinlikle onu fidye olarak verirlerdi. Hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.
Maide / 5:36
Yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, Kafirlerin olsa ve kıyamet gününün azabından kurtulmak için bunları karşılık olarak verseler, bu onlardan asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem verici bir azap vardır.
|
|
|
| İlmi bakış açısı ile kurulan cümleler. |
|
Gönderen: duzgun - 28-05-2026, 00:04:52 - Forum: İlim
- Yanıt Yok
|
 |
"Esarette omaktansa saman yolunda büyük oyuncu olmaya çalışırım."
"Sadaka saati temizler."
"Değişik caziben var. Turbo bakış açıları."
"ilim ile hakikatten alıp götürdüler."
"Müslümanlık yapan birinin yanında herkes ölüyorsa o müslümana yazılır."
"Sen Morino? Sürünü en kısa sürede Süleyman'a vermezsen sürün elinden alınacaktır. Morino kim? Kendini Morino zanneden var."
"Bir elin verdiğini diğeri görmesin."
"Eli gaga olanın aklı tavuk olur. Yumurtlar durur."
"Kendileri dışında biat istemeyenler bağlantıyı çivi ile yapar."
"Mültecinin saati olmaz. Büyüdümü sefalet içine girer."
|
|
|
| Sekiz Buçuk 8½ (Federico Fellini - 1963) Filmi |
|
Gönderen: duzgun - 27-05-2026, 20:15:13 - Forum: Sanat
- Yanıt Yok
|
 |
"8.5 un kullanımını anlatacağım"
Filmin ilgi çekici yönü herkesin farklı anlamlar çıkarmasıdır. İnsan zihnine yönelik bir film. İnternetteki yorumlar ve filmin konusu kişiden kişiye değişiyor. Bakış açısına ve inanca göre farklı yorumlar kendini ortaya çıkarabiliyor. Şartlanmış otomatik davranışlar hareket yönünü belirliyor. Her insanın zihin yapısı farklı bir vektörde ilerliyor. Birbirinden kopuk yaşamların sürüklendiği durumları gösteriyor. İnsanların içinde bulundukları ruhsal durumlarda kayboldukları filme konu edilmekte. Günümüz dünyası ile karşılaştırıldığında sosyal medyadaki short videolar gibi bağımsız akıp giden film şeridi gibi insanların içinde bulundukları genel halleri işlenmiş. 8.5 ile kopuk, parçalanmış, mantıksız, rasgele davranış şekilleri arasında kalan insanların sürüklendiği bir model anlatılmakta. Bağımsız hareket eden vektörlerin olduğu gibi saçmalıkları kabul edip yaşadığı gözlemleniyor. Şartlanmış hareketler rüzgarda sürüklenen bir yaprak gibi savruluyor. Adamın zihnindeki karmaşıklığı anlatmaktan ziyade insanların gerçekte kendini beğenmişlik peşinde olduğunu gösteriyor. Asıl insanların zihnindeki arayışı anlatıyor. Gürültülü bir yerde dinleme durumuna insanların geçemediğini kalıplaşmış düşünceleri pekiştiren davranışlarda ancak düşünebildiklerini gösteriyor. Dağınık bir beyin modeli örneği. Düşünceleri vektör gibi ele alırsak her bir vektörün çıkış yeri ve yönü farklı. Yalnızlaşma örneği. Çekiciliğe yapılan yatırımın sonucu. Entellektüellerin sonuna denk aklı başında kalmak zorunda olduğunu ifade ediyor. Dünyada zaten gereksiz pek çok şey var. Kargaşaya daha fazla kargaşa eklemenin anlamı olmadığı söylenmiş. Var olma nedeni olmayan kelimelere imgelere seslere boğulmuşuz. Gerçekten elzem bir şeyler yaratamadıktan sonra olanında yok olması yönünde bir bakış açısı gözlenmekte. Boşluktan gelmiş, boşluğa gidiyorlar şeklinde eleştiriler var. Yönetmen ne çekeceğini iyi bilen birisi. Topluma karşı eleştiri yapmak yerine kendi yaşantısı gibi durumu kendi üzerine alıp ifade etmeyi tercih etmiş. Filmde kullanılan ifadelerin hiç biri rasgele değil. Özellikle çok vektörlü olacak biçimde tasarlanmış. 1960 yılında italyanın sosyo kültürel durumu filmde işlenmiş. Sonrasındaki gelişmelerin sebebini de film açıklamakta. Günümüz dünyasında daha derin bir boşluğa gidildiğide değerlendirmeye alınabilir. İnsanlar duygularını geliştirmedikçe robotlaşıyor. Sessizlikten ziyade arzularının götürdüğü yere sürükleniyor. Düşünme yerini kargaşaya bırakıyor. Filmden yola çıkarak toplumların içinde olduğu durum bir çok biçimde ifade edilebilir. Düşüncenin önünde engel olmamalı. Kullanılan ifadeler sağlıklı bir beynin anlayabileceği düzeyde kullanılmalı. Vektörel kalıplarda ilerleyen bir beyin kendi vektörünü takip eden ifadeler kullanır. Bir toplum aydınlanıyor gibi görünsede bu uzay filmi çekilmesi gibi değerlendirilebilir. Aslında gittiği yön gürültüdür. Gürültülü ortamdaki insanların durumu tıpkı şeffaf bir cam kavanozdaki arı gibidir. Uçmaya çalıştıkça kanatları vazonun camına çarpar.
|
|
|
| ilmi açıdan bakıldığında Su nedir? |
|
Gönderen: duzgun - 26-05-2026, 19:40:15 - Forum: İlim
- Yanıt Yok
|
 |
Hud / 11:42
Gemi dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh, bir kenarda bekleyen oğluna:" Yavrum bizimle beraber sen de bin; Kafirlerle beraber kalma." diye seslendi.
Hud / 11:43
O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.
Hud / 11:44
"Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes." denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. "Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun." denildi.
Hud / 11:45
Nuh, Rabb'ine seslendi: "Ey Rabb'im! Oğlum benim ehlimdendir. Senin uyarın elbette gerçektir. Sen, hakimlerin hakimisin." dedi.
Hud / 11:46
Dedi ki: "Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum."
Hud / 11:47
"Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.
Hud / 11:48
Dendi ki: "Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır."
Vakıa / 56:93
kaynar sudan bir ağırlanma
Nebe / 78:25
Kaynar sudan ve irinden başka
Nur / 24:45
Allah, hareket eden her canlıyı sudan yarattı. Onların kimisi karnı, kimisi iki ayağı, kimisi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah'ın Her Şeye Gücü Yeter.
Mürselat / 77:20
Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?
Abese / 80:19
Bir nutfeden yarattı. Sonra da ona kader takdir etti.
Araf / 7:50
Ateş halkı, Cennet halkına, "Suyunuzdan veya Allah'ın rızık olarak verdiği şeylerden biraz da bize verin." diye feryat ederler. Onlar, "Allah, bu ikisini kafirlere haram kılmıştır." derler.
Secde / 32:8
Sonra onun soyunu bir özden, basit bir sudan, devam ettirdi.
Muhammed / 47:15
Muttakilere vaadolunan cennetin misali: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere zevk veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Ve Rabblarından mağfiret de vardır. Hiç bu; ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi midir?
Nahl / 16:10
Gökten size su indiren O'dur. O sudan içersiniz ve bitkileri de o su ile yetiştirirsiniz.
Yunus / 10:24
Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yer bitkileri o (su) sayesinde (gürleşip) birbirine karışır. Sonunda yeryüzü, süsünü takınıp (rengârenk) zinetlendiği ve sahipleri de onun üzerinde güç sahibi olduklarını sandıkları sırada, bir gece veya gündüz ona (azap) emrimiz gelir de onu sanki dün (orada bir zenginlik) yokmuş gibi hasat edilmiş bir hale getiririz. Düşünen bir toplum için ayetlerimizi ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz.
Kehf / 18:45
Onlara şunu da örnek ver: "Dünya hayatının durumu gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki yerin bitki(ler)i o (su) sayesinde (gürleşip) birbirine karışmış, rüzgârların savurduğu çer çöp hâline gelmiştir." Allah her şey üzerinde güç sahibidir.
Mülk / 67:30
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Suyunuz çekilse kim size bir su kaynağı getirebilir ki!
Rad / 13:4
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış (çatallı ve çatalsız) hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. Yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına farklı kılarız. İşte bunlarda, akıl eden bir toplum için dersler vardır.
Kehf / 18:29
De ki: "Hak (gerçek), Rabbinizdendir." Öyle ise dileyen iman etsin; dileyen inkâr etsin! Biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki (ateşten) duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Yardım dileyecek olsalar, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile yardım edilir. Ne fena bir içecektir o ve ne kötü bir kalma yeridir orası!
Bakara / 2:164
Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılmasında, gecenin ve gündüzün değişmesinde (birbiri peşine gelişinde), insanlara yarar sağlayan şeylerle (yüklü olarak) denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de kendisi sebebiyle ölümünden sonra toprağı canlandırdığı ve orada (yeryüzünde) her çeşit canlıyı yaydığı suda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bulutları yönlendirmesinde akıl eden bir toplum için dersler vardır.
Açıklama: Su gelip geçici olan demektir. Dünya hayatına aldanma durumu. Dünya hayatına aldanma durumunda içilen su kişinin boğulmasına sebep olmakta. Mana olarak rüzgarlar bulutları yürütür sonra yağmur yağar toprak yeşerir sonra kurur geçer. Dünya hayatının cazibesine kapılmak, zenginlik hayali kurmak yada yapacaklarını planlamak kişiye hangi zeminde durduğunu unutturmamalı. Kişi gelip geçici olan şeylere kendini kaptırmamalı.
|
|
|
| İlmi açıldan duyguların gelişmesi için ne gereklidir? |
|
Gönderen: duzgun - 26-05-2026, 18:36:06 - Forum: İlim
- Yanıt Yok
|
 |
İlmi konu olarak değerlendirildiğinde duyguların gelişmesi için nefsi beden olması gerekmektedir. İnsan beyni kimyasal hormonların aktivasyonu, elektiriksel iletim ve mekanik bağların genişliği ile çalışmaktadır. Elektirksel ve hormonel iletim, manyetik çekim ve frekanslar kullanılmaktadır. Yaratılıştaki hakikata bakıldığında insanın duygularının gelişmesi için nefsi beden ile yaratıldığı anlaşılmaktadır.
|
|
|
| İlim nasıl anlaşılır yada anlaşılmaz? |
|
Gönderen: duzgun - 26-05-2026, 18:09:25 - Forum: İlim
- Yanıt Yok
|
 |
Bakara / 2:170
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun." denildiği zaman, onlar: "Hayır! Biz, atalarımızdan gördüğümüz şeylere uyarız." derler. Ya ataları akıllarını kullanmayan ve doğru yolu bulamamış kimselerse?
Bakara / 2:171
İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.
Yasin / 36:6
Ataları uyarıldığı halde yine de gaflet içinde olan bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Yasin / 36:7
Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz hakk oldu. Artık onlar iman etmezler.
Yasin / 36:8
Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır.
Yasin / 36:9
Önlerine ve arkalarına birer set çektik. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler.
Açıklama:
"Set Mana çıkarma Settidir."
"İlim yaratan Yüce Yaradan."
"Allah saf kaynaktır."
Kuran-ı Kerim; Hz. Muhammed'in yazıya geçirmiş olduğu Allah'ın indirdiği bir kitap.
İlmi konularda da başvurulacak kutsal kitap. İnsanı insan yapan önemli değerlerden birisi akıl.
Aklını kullanarak insanlar manalar çıkarır.
Allah ilmi ile bütün alemleri kuşatmıştır. ilim kelimesinin kutsal kitapta kullanımı bilgi sınırlarını aşan bir ifade biçimiyle açıklanmıştır.
Kutsal kitapta ilim ifadesi Allah'ın hakimiyeti olarak anlaşılmaktadır. İlim Allah'ın idaresindedir.
"İlim yöneticidir." Kutsal kitaptaki Biz ifadesi de bir his olarak mana kazanmaktadır. Allah'ın yegane hakimiyeti içinde Allah ve Allah'ın idaresinden çıkmayan ordularıdır.
Kitapta; Kurtuluş için mümin olarak ölmek şartı vardır. Mümin ifadesinin manası da Allah'ın birliğine iman eden onu yücelten ve bütün benliğiyle kendini ilmin yoluna adamış kişi demektir. İlim maddeye hakimiyet ve yaratma gücüdür. O güçte Allah'ın elindedir. Yegane kuşatan, koruyan, yöneten ve bağışlayandır.
Ebedi var olandır. Allah hakikatleri açıklamak üzere resullerini göndermiştir. Bu insanın ne olduğunu ve ne amaçla gönderildiğini bilmesi içindir.
Varlıkların yaratılış biçimleri enerji ve madde ile açıklanabilir. Allah ilmi ile enerji ve maddeyi çepeçevre kuşatmıştır.
Bu sebeple ilim kavramını basit düzeyde düşünmek bir yanılgıdır. Varlıkların her hareketinin kontrol edildiği ve müdahale edildiği bir sistemin içinde olduğumuz anlaşılır.
İnkar etmek ilmi basit görmekten ileri gelir. Bu da; sağır, dilsiz ve kör gibi hareket edip aklı sınırlandırmaktır.
Nebiler kitabı açıklayan kullar. İlim, yaratma durumu. Allah yaratma özelliğini gösterecek şekilde yapar. İlim yaratarak gösterir. Nebiler durumu açıklar.
Dünya hayatı insanların yaptıklarını görmeleri için olan bir yaratılma biçimi. Allah her şekilde yaratmayı bilendir. Allah'ın gücü sınırsızdır. Hiç bir şeye muhtaç değildir.
Mana olarak da, Madde olarak da sınırsız gücü ancak insan düşünerek kavrayabilir. Bu düşünceyi sınırlandırmak gerçeği görmemektir.
|
|
|
| İlim geçen ayetler |
|
Gönderen: duzgun - 25-05-2026, 20:04:44 - Forum: İlim
- Yanıtlar (1)
|
 |
Bakara / 2:118
İlimden yoksun olanlar "Allah bizimle niçin konuşmuyor, ya da niçin bize mucizevi bir belge ulaştırmıyor" derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi. Akılları da birbirine benzedi. Elbet biz gönülden inanacak herkes için ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır.
Hac / 22:54
Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar da! İlmin, Rabbinden gelen gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar; böylece kalbleri ona saygı duysun. Şüphesiz Allah, inananları mutlaka doğru yola iletir.
Kasas / 28:80
İlim verilmiş olanlar: "Size yazıklar olsun! İman eden ve salihatı yapan kimselere Allah'ın vereceği ödül daha hayırlıdır. Buna sabredenlerden başkası kavuşamaz." dediler.
Rum / 30:56
İlim ve iman verilenler ise şöyle dediler: "Yemin olsun, siz, Allah'ın Kitabı gereğince yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, yeniden dirilme günüdür. Fakat siz daha önceden bilmiyordunuz."
Rum / 30:59
İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.
Sebe / 34:6
İlim verilenler, sana Rabbinden indirilenin gerçek olduğunu ve güçlü, hamde layık olanın yoluna ilettiğini görüyorlar.
Şura / 42:14
Kendilerine ilim ulaştıktan sonra sırf aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Belli bir zaman için Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı onların arasında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba mirasçı olanlar da ondan kuşku ve şüphe içindedirler.
Ali İmran / 3:61
Sana ilimden bir nasip geldikten sonra, hak konusunda seninle tartışana de ki: "Gelin; oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, öz benliklerimizi ve öz benliklerinizi çağıralım, mübahele edelim de Allah'ın lanetini yalancılar üzerine salalım."
Nisa / 4:162
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar, Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Ahkaf / 46:23
Dedi: "İlim, ancak Allah katındadır. Ben size, bana vahyedileni tebliğ ediyorum. Fakat sizin, cahillik edip duran bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Necm / 53:30
Onların, ilimden ulaşacakları şey işte budur. Kuşkusuz, yolundan sapmış olanı Rabbin çok iyi bilir. Hidayet üzere yürüyeni de en iyi O bilir.
Kehf / 18:66
Musa ona: Sana öğretilen ilimden bana öğretmen için, peşinden geleyim mi? dedi.
Enbiya / 21:79
Biz, bunu Süleyman'a iyice kavrattık. Her ikisine de hüküm ve ilim verdik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye dağları ve kuşları buyruk altına aldık. Ve Biz, yaparız.
Neml / 27:40
Kendinde Kitap'tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm." Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Rabb'im Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, sınırsız ikram sahibidir."
Rum / 30:29
Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.
Lokman / 31:15
Hakkında ilmin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Ancak dünyada onlara iyi davranmalısın. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır ve yaptığınız her şeyi size bildireceğim.
Duhan / 44:32
Andolsun, biz onları alemler üstüne bir ilme göre seçtik.
Araf / 7:7
Ve elbette onlara, olan biten herşeyi ilim ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.
Yusuf / 12:22
Olgunluk çağına erişince ona hüküm ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Kehf / 18:65
Orada, kullarımızdan öyle bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, lütfumuzdan bir ilim öğretmiştik.
Meryem / 19:43
"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana uy ki, seni düzgün bir yola ulaştırayım."
Enbiya / 21:74Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan kentten kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.
Neml / 27:15
Biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar da: "Bizi mümin kullarının çoğuna üstün kılan Allah'a hamd olsun." dediler.
Ankebut / 29:49
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zalimlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Zuhruf / 43:61
Şüphesiz o, kıyamet için bir ilimdir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Ali İmran / 3:18
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Enam / 6:140
Şu bir gerçek ki, ilimsizlik yüzünden öz evlatlarını beyinsizce katledenlerle Allah'ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah'a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. İnan olsun, sapıtmışlardır onlar; hiçbir zaman doğruyu ve güzeli bulamazlar.
Araf / 7:52
Biz onlara, ilim ile açıkladığımız, iman eden bir toplum için de yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirmiştik..
Hicr / 15:53
Onlar: "Korkma! Biz, sana alim* bir oğul müjdeliyoruz." dediler.
Nahl / 16:25
Şunun için ki onlar, kıyamet günü kendi günahlarını tamamen yüklendikten başka, ilimsizce saptırdıkları kişilerin günahlarının bir kısmını da yüklenecekler. Bakın, ne kötü şey yükleniyorlar!
Hac / 22:3
Ve İnsanlardan öyle kimseler vardır ki; ilmi olmaksızın, Allah hakkında ileri geri konuşurlar ve bütün azgın şeytanların peşinden giderler.
Hac / 22:8
Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki; ilmi, yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın, Allah hakkında tartışır.
Kasas / 28:14
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Kasas / 28:78
Karun: "O bana, bende bulunan bir ilim sayesinde verildi." dedi. Allah'ın ondan önce o nesiller içinden ondan kuvvetçe daha çetin ve taraftarları daha çok nice kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlular, günahlarından sorgulanmaz.
Bakara / 2:32
Melekler dediler ki! Seni tesbih ederiz! Yalnız sen eksiklikten uzaksın senin bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir ilmimiz yoktur. Bilen ve hakim olan sensin, dediler.
Ankebut / 29:43
İşte bu misalleri; insanlara anlatıyoruz. Ama alimlerden başkası onları düşünüp anlamaz.
Ali İmran / 3:19
Allah katında din İslam'dır. Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık ve başkaldırı yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar edip tanımazsa Allah, hesabı çok seri bir şekilde görendir.
Yunus / 10:93
Gerçekten Biz, İsrailoğullarını güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb'in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü hükmünü verecektir.
Rad / 13:37
İşte böylece Biz onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevalarına uyarsan, seni Allah'tan koruyacak bir veli, bir koruyucu bulamazsın.
İsra / 17:107
De ki: "Ona ister iman edin ister iman etmeyin; daha önce kendilerine ilim verilenler, o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye kapanırlar."
Taha / 20:110
O ellerinin arasında olanı ve arkalarında olanı bilir. Onlar ise onu ilimle kavrayamazlar.
Hac / 22:71
Onlar, Allah'ın hiç bir sultan indirmediği, kendilerinin de hakkında ilmi olmadığı Allah dışında şeylere tapıyorlar; zalimlerin hiçbir yardımcı yoktur.
Mümin / 40:42
Siz beni, Allah'ı inkar etmeye ve bence hiç ilimde yeri olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya davet ediyorsunuz; ben ise sizi o çok güçlü, çok bağışlayıcıya davet ediyorum.
Mümin / 40:83
Resulleri kendilerine açıklayıcı kanıtlarla geldiği zaman, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip böbürlendiler ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
Casiye / 45:23
Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Allah'tan sonra ona kim kılavuzluk edecektir. Düşünmüyor musunuz?
Muhammed / 47:16
Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine ilim verilmiş olanlara, "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.
Bakara / 2:120
Yahudiler ve hıristiyanlar, sen onların milletlerine uymadıkça senden asla razı olmazlar. De ki: "Gerçek şu ki; doğru yol Allah'ın yoludur." Ve sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan; Allah'tan, sana ne bir veli ne bir yardımcı bulabilirsin.
Bakara / 2:145
Ant olsun ki Kitap verilenlere hangi ayeti getirirsen getir, yine de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar, birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Eğer, sana verilen bunca ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, o zaman zalimlerden olursun.
Nisa / 4:157
Ve yine Allah'ın Resulü Meryem Oğlu İsa Mesih'i, "Kesinlikle biz öldürdük." demeleri nedeniyle. Aslında onu öldürmediler ve onu asmadılar da. Fakat kendilerine öyle göründü. Onlar, herhangi bir ilme vakıf olmadıklarından, ayrılığa düştükleri bu konuda kesin olarak şüphe içindedirler. Onlar, sadece zanna uyuyorlar. Kesin olan şu ki, onu öldürmediler.
Maide / 5:109
Allah, resulleri bir araya getirip de, "Size ne cevap verildi?" dediği gün, "bizde ilim yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin" diyeceklerdir.
Enam / 6:119
Size ne oluyor ki, üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Oysaki O, mecbur yemek zorunda kaldıklarınız dışında, haram kıldığı şeyleri size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Doğrusu birçokları bir ilme dayanmaksızın hevasına uyarak saptırıyorlar. Kuşkusuz Rabb'in haddi aşanları en iyi bilendir.
Enam / 6:143
Sekiz eş; koyundan iki, keçiden iki. De ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya iki dişinin rahminde bulunanı mı haram etti? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bir ilme dayanarak haber verin."
Enam / 6:144
Deveden iki, sığırdan iki. De ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya iki dişinin rahminde bulunanı mı haram etti? Yoksa Allah, size bunları tavsiye ettiği zaman siz orada mıydınız? Bir ilme dayanmadan, insanları saptırmak için Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah, zalim olan bir halkı doğru yola iletmez."
Enam / 6:148
Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarıp gösterebileceğiniz bir ilim mi var'? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak 'zan ve tahminle yalan' söylersiniz."
Araf / 7:89
"O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın."
Araf / 7:200
Ne zaman şeytan kötü bir dürtüş ile seni dürtülecek olursa hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Rum / 30:22
Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu O'nun ayetlerindendir Bunda alimler için ayetler vardır.
|
|
|
| Bu foruma neden ihtiyaç var? |
|
Gönderen: duzgun - 05-04-2026, 15:43:41 - Forum: Gündem
- Yanıt Yok
|
 |
Yaşadığımız çağ, dili daraltırken duyguyu da körelten bir düzene doğru ilerliyor. İnsan, giderek daha kalıplı, daha yüzeysel ve daha maddeye bağlı bir hâle sürükleniyor. Teknoloji gelişirken duygu geri plana itiliyor. Oysa insanı insan yapan duygudur. Dilin kalıpları ise bu duyguyu ifade etmeyi zorlaştırıyor. Bu yüzden, anlamı genişleten, farklı bakışlara yer açan ve düşünceyi özgürleştiren bir platforma ihtiyaç vardır.
|
|
|
|